Gerçeklere Çağrı Grubu’nun Duyurusu

Sevgili Dostlar,

Sizlere 7 Haziran tarihinde yapılacak ülkemiz için hayati önem taşıyan genel seçimlerle ilgili “Gerçeklere Çağrı Grubu” adı altında yapmış olduğumuz bir çalışmayı takdim ediyorum.

7 Haziran da sandıklarda buluşmak üzere sağlıklı günler dilerim.

Saygılarımla
Hayri Kozak  

Gerçeklere Çağrı Grubu, Büyük Atatürk’ün bizlere emanet ettiği çağdaş, demokratik, insanların haklarını huzur içinde güvenle arayabildiği bir ülke olmaktan gittikçe uzaklaşan Türkiye’mizin geleceğinden kaygı duyan, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür vatanseverlerden oluşmaktadırGrubumuz, 7 Haziran seçimlerinden sonra TBMM’nin daha demokratik bir temsil ortamına kavuşmasını ve en az bir koalisyon hükümetine imkan verecek aritmetiğin gerçekleşmesini çok önemli ve hatta tek seçenek olarak görmektedir. Bu yolla hızlı kararlar alınan tek parti iktidarı yerine; doğru kararlar alınan, ortaklardan oluşan iktidar mümkün olabilecektir.

Ülkemiz, bir süredir, çok vahim ekonomik gerçeklerle karşı karşıyadır. Bugüne kadar yazılı ve görsel medya kanalları, çok büyük ölçüde hükümet sözcülerinin söylem ve haberlerine yer vererek halkımızın bu gerçeklerden tamamen habersiz olarak oy kullanmalarına yol açtılar ve açmaktadırlar. Halkımızdan saklanan ve aşağıda örnekleri verilen bu gerçekler oy tercihlerinde temel göstergeler olmalıdır. Bunların topluma yansıtılması ile halkımız bu gerçeklerin ışığında oy kullanma imkanını bulacaktır.  Bu nedenle Grubumuzun hazırladığı güncel ekonomik veriler içeren bir rapor da ekte sunulmaktadır.

Türkiye, 2015 seçimleri dolayısıyla çok önemli ve son derece hayati bir eşiğe gelmiş bulunmaktadır. Bu seçimlerde ülke “Başkanlık Sistemi” tanımı arkasında ısrarla tek adam yönetimine doğru sürüklenmek istenmektedir. Bu gidişi hukuk içinde, demokratik yollardan engellemek bizler için vatani bir görev haline gelmiştir.

İnanıyoruz ki ülkemizin içinde bulunduğu ortamda hepimize düşen önemli sorumluluklar bulunmaktadır. Bu anlamda tartışılmaz ilk hedef yıllardır seçimlerde oy kullanmayan vatandaşlarımızı sandığa gitmeleri için mutlak surette ikna etmektir. 2007 seçimlerinde 7.749.612 (%22), 2011 seçimlerinde ise artarak 9.864.459 (%23) vatandaşımız oy kullanmamıştır. Bu büyük potansiyeli harekete geçirmek gerekmektedir. 

HALKIMIZA ÇAĞRIMIZ:

– Başta bütünüyle Anayasa’nın, Atatürk ilkelerinin, laikliğin, hukuk ve adaletin, çağdaşlık anlayışının ayaklar altına alınmasına karşı çıkmaya,

– Devletin en önemli denetim belgesi olan Sayıştay Raporu’nun Cumhuriyet tarihinde ilk defa TBMM denetiminden gizlenmesini şiddetle protesto etmeye,

 – Hukukçularımızı, Deniz Feneri ve darbe kandırmacası şeklinde sunulan 17-25 Aralık davalarının aklanmasındaki garabeti haykırmaya ve bu davalarda hukukun üstünlüğünü ısrarla sağlamak için mücadeleye,

– Balyoz ve Ergenekon davalarında aldatıldıklarını ve kandırıldıklarını ifade eden devlet ve hükümet yetkililerinin bu itiraflarından hareketle bu davaların mağdurlarının maddi ve manevi tüm hakları iade alınana kadar mücadeleye,

– Kadınların eşit katılım ve eşit temsil haklarının Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararlarına uygun şekilde çağdaş ülkeler seviyesine getirilmesi için mücadeleye,

– Halkımızı, eğitim ve sağlık sistemlerimizdeki çarpık yapıyı demokratik protesto etmeye,

DEMOKRATİK VE BARIŞÇI YOLLARDAN TEPKİ VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ..

Yukarıda sıralanan gerçekler ve ülkemizin içinde bulunduğu fevkalade olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle, bireysel özgürlüklerimizin korunması ve insan haklarının savunulabilmesi için:

–  2011 ve önceki seçimlerde, çeşitli haklı nedenlerle  en tabii demokratik haklarını kullanmayan, ümitsiz, kırgın, hatta kızgın  tüm vatandaşlarımızı,

– İlk defa oy kullanacak 7 milyon’a yakın genci,

– Bugün reel olarak 4 milyonu aşkın işsizleri,

– Taşeron şirketlerde veya sendikal haklara sahip olmadan asgari ücret ile çalışan milyonları,

– Açlık sınırının da altında emekli maaşı ile yaşam savaşı veren emeklileri,

SANDIĞA DAVET EDİYORUZ.

 

GELİN BU FARKINDALIKLARIN IŞIĞINDA,

YARINLARIMIZ İÇİN,

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN

BU ÇAĞRILARDA BİRLEŞELİM.

 

İletişim: gerceklerecagrigrubu@gmail.com

 

– 2003 – 2014 Ekonomi Raporu

– Seçim sonuçları ve oy kayıpları

Silivri’de Toplu Katliam

Uzun zamandır çeşitli platformlarda ve buluşmalarda dile getirdiğim görüşlerimi, özellikle Galatasaray, diğer spor kulüplerimiz ve ülkemiz hakkındaki bilgi ve yorumlarımı paylaşmak için ben de Twitter’a katıldım (adresime buradan ulaşabilirsiniz). 27 Temmuz’da Hakan Şükür’ün bir tweetine yazdığım ve aşağıda görebileceğiniz yanıt çokça paylaşıldı ve üzerinde yorum yapıldı. Hepsinin iyi niyetle yapıldığını varsaydığım yorumlara hem bir cevap olarak hem de 140 karaktere sığmayan görüş ve tanıklığımı geçtiğimiz eylül ayında yazmış olduğum ve sınırlı sayıda insanla paylaştığım aşağıdaki yazıda bulabilirsiniz. Her ne kadar medyada yeterince ilgi görmese de şu günlerde nihai sonucunu öğreneceğimiz, Balyoz Planı olarak isimlendirilen dava ile ilgili yazımı ve Ali Sirmen’in 28-29 Eylül 2012 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde bu yazı ile ilgili kaleme aldıklarını tüm güncelliğini koruduğunu üzülerek görerek, bloğumun ilk yazısı olarak paylaşıyorum.

Silivri’de Toplu Katliam

Yazıma başlarken konunun hassasiyeti nedeniyle daha önce bazı gruplara açıkladığım bir durumumu tümünüze bir kez daha bildirmekte fayda görüyorum.

Demokrat Partinin ilk iktidar yani 1950 döneminin milletvekillerinden Kamil Kozak’ın oğluyum. Yani eski bir Demokrat Partili ailenin çocuğuyum. Rahmetli Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idamlarını delikanlılık dönemimde yaşamış olmam beni sınırsız bir isyan ve nefret duygusuna sevketmiş de olsa ben her zaman Türk Silahlı Kuvvetlerinin Cumhuriyetimizin en ciddi güvencesi, teminatı olduğuna inanırım. Ülkemiz insanının büyük çoğunluğunun inandığı gibi…

Bugünün hükümetinin 1960’lardan bugüne yaşanmış birkaç darbe girişimi ve askeri harekatı sebep olarak gösterek, “bu tür girişimlerin bu ülkede bir daha yaşanmayacağı ve ülkemizde asla askeri müdahale olmayacağı” sloganı ile günümüzün ordu mensuplarına karşı çok ciddi kıyım hareketi başlattığı inancındayım.

Yazımın konusunu bu nedenleSilivri’de toplu katliamolarak seçtim.

Okumaya devam et